Bazı gıdalar bebeğiniz için tehlikelidir

Bebeğe uygun gıdanın uygun zamanda verilmesi çok önemlidir.
• Bebeğinize karaciğer dışında başka sakatat vermeyin.
• Bebeğinizi bir yaşından önce tuzla tanıştırmanızın hiçbir gereği yoktur. Damak tadının gelişmesinde de tuz, bir yaşından önce etkili değildir.

• Bebekler yaşamlarının ilk iki yılında sinir sistemi ve beyin gelişimlerinin % 80’ini tamamlarlar. Bağışıklık sisteminin oluşması da büyük ölçüde bu yıllarda tamamlanır. Daha sonraki yıllarda verilen gıdalar bu dönemde oluşan açığı tamamlamakta yeterli olmaz. Bu yüzden bebeğinizin ilk iki yılında beslenmesine çok dikkat etmeniz gerekir.
• Besleyici özelliği olmayan bitkisel çayların fazla miktarda bebeğe verilmemesi gerekir. Bu bebekte tokluk hissi yaratacağından beslenmesini etkiler.
• Ek gıdalara geç başlanması bebeğin beslenme alışkanlıklarını, sağlıklı gelişimini nasıl olumsuz etkiliyorsa, erken dönemde başlanan ek gıdalarda bebeğinize zarar verebilir.

Ek gıdalara başlamak için acele etmeyin


Bebeğin ilk ve temel gıdası anne sütüdür. Anne sütünün bebeğe verilme süresi 2 yıl olarak öneriliyor. Ancak bu süre duruma ve isteğe göre değişebilse de, en az 6 ay, sadece anne sütü verilmesi gerekiyor.
Anne sütünün yanında ek gıdalara başlanması 4-6. aylar arasında değişebilse de, bebeğinize 4. ayından önce ek gıda vermemenizde fayda var. Çünkü;
• Bebeğin mide bağırsak sistemi (gastrointestinal sistem) adapte formüller dışında, ek gıdaları sindirebilecek yapıda değildir. Sindirim sisteminde bulunan koruyucu işleyiş tam gelişmemiştir. Erişkinlerin tükettiği değerlerdeki nişasta ve yağların emilimi için gerekli amilaz ve lipaz enzimleri yetersiz salgılanmaktadır.
• Bebek henüz yutma refleksini geliştirmemiştir. Kaşıkla verilenleri 4 aydan küçük bir bebek yutamaz ve çıkarmaya çalışır.
• Erken ek gıdaya başlamak anne sütü üretimini azaltır ve emzirmenin azalmasına belki de tamamen kesilmesine yol açar. Çünkü ek gıdalarla günlük besin ihtiyacının bir bölümünü alacak olan bebeğiniz tok olacağından daha az emmek isteyecektir. Anne sütünün azalmasıyla bebeğin beslenmesi bozulur. Proteinlerin günlük enerji içerisindeki yeri azalır, büyüme hızı etkilenir.
• Bebeğe verilecek ek gıdaya mikrop bulaşma olasılığının fazla olması ve ek gıdaların anne sütünün antimikrobik özelliklerini azaltması,  olası mikrobik hastalıkları, özellikle ishal riskini artırır.
• Erken başlanan ek gıdalar bebeğin böbreklerinin solid yükünü yani böbreklere bindirilen elektrolid miktarını, sodyum ve ürenin serum düzeylerini artırır. Böbreklerde elektrolid miktarı artınca kanın konsantrasyonu artıyor ve   dehidratasyona (bebeğin susuz kalması) neden olabiliyor.
• Geçici gluten intoleransı (besinlerin içindeki gluten maddesine karşı metabolizmanın toleranssız olması), inek sütü ve soya proteinine duyarlı bağırsak hastalıkları ve bozukluklarıyla karşılaşma sıklığı artar. Çölyak  hastalığı daha erken yaşlarda ortaya çıkar.
• Besin alerjilerine yol açar.
Ek gıdalara erken başlanan bebeklerde ileride obezite eğiliminin daha çok yaşandığını gösteren çalışmalar da vardır.

Hangi gıdaları vermeyelim?


• İşlemden geçirilmiş etler(sosis, salam gibi), hazır gıdalar, konserveler, dondurulmuş besinler bebeğe verilmemelidir. Hem diğer kimyasal maddelerden, hem de yağ ve kolesterolden zengin olan ve bazen kemik de içeren bu gıdalar bebeğe verilmemelidir.
• Tütsülenmiş somon, alabalık gibi balıklar. Tazeliklerini korumak için genellikle nitratlarla işlem gören bu gıdalar bebekler için uygun değildir.
• Kafein içeren, kahve çay, kakao çikolata gibi besinler. Kafein bir bebeği sinirli yapabilir. Kalsiyumun ve diğer besleyici maddelerin emilimini engeller.
• Bala dikkat!   Doğal ve sağlıklı bir besin olan bal, bir yaşından küçük bebekler için uygun görülmüyor. Yüksek besin değeri olan bal, bir çok çiçekten elde edildiği için yüksek derecede alerjendir. Hiçbir şekilde bir yaşından küçük bebeklere verilmemesi gerekir. Yüksek alerjen özelliği, bebeklerin bünyesindeki aşırı duyarlılığı tetiklediği için olumsuz durumlarla karşılaşılması büyük bir olasılıktır. Ayrıca baldaki toksin madde oranı yetişkinler için önemli değilken, bebekler de tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü bebeklerin bağışıklık sistemleri olgunlaşmamıştır. 6 aydan küçük bebeklerde alerjik maddelerin bağırsaklardan emilerek kana karışma olasılığı artıyor. Bebeğin bünyesindeki duyarlılığı tetikleyen bal ileride bu besine karşı alerjiye veya astım gibi hastalıklara zemin hazırlayabiliyor. Bu yüzden süte veya başka bir besine karıştırılarak da olsa bebeğe bal vermemek en iyisi.
• Yumurtanın beyaz kısmı protein yapısı nedeniyle yüksek alerjik özelliğe sahiptir. Bu yüzden bebek bir buçuk yaşına gelinceye dek beslenmesinde önerilmiyor. Ama yumurta içerdiği değerli amino asitler nedeniyle bebek beslenmesinde vazgeçilmezdir aynı zamanda. Bu yüzden 6. aydan sonra azar azar çoğaltarak beslenmeye ekleniyor.   Protein yönünden zengin bu gıdayı bebeğinizin beslenmesinden eksik etmemeniz için de doktorunuzdan veriş zamanı ve miktarı hakkında bilgi almalı, olası alerjik belirtiler karşısında ne yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz.  
• İnek sütü bir yaşından önce verilmemeli. Alerjik özelliğinden dolayı ve bebeklerde demir eksikliğine neden olduğu için dikkat etmek gerekiyor. İnek sütü demir, linolik asit, E,C,D vitaminleri ve kalsiyumu az miktarda, sodyum, potasyum ve kloru çok miktarda içerir. Bunun sonucu bağırsaklarda gizli kanamalar, D vitamini yetersizliği sonucu kemik gelişim bozuklukları, linoleik asit eksikliği sonucu beyin ve göz gelişiminde yetersizlikler oluşur.
• Bebeklere bir yaşından önce tuz vermek gerekmiyor.
• Puding, hazır meyve suları gibi içeriğinde katkı maddeleri bulunan gıdalar bebeğin sindirim sistemi için zararlıdır.
• Sakatat grubundan sadece karaciğer bebeğe verilmeli. Demir yönünden zengin bu besini de 7. aydan sonra azar azar çoğaltarak vermek gerekiyor. Beyin, paça gibi sakatatlar ise süt çocuğu beslenmesinde yer almıyor. Özellikle beyin ‘yavaş virüs enfeksiyonları’ denilen çok tehlikeli bir enfeksiyon grubunun taşıyıcısıdır. Bu virüsler alındıktan 20 yıl gibi uzun bir süre sonra beyinde hasar yapabiliyorlar. Bu nedenle beyini sadece çocukların değil, yetişkinlerin de yememesini öneriyoruz. Diğer sakatatlarda da jakops hastalığı gibi virütik enfeksiyon bulaşma riski söz konusu olabileceğinden ve yüksek kolestrol içerdiklerinden bebek beslenmesinde çok onaylamıyoruz. 
• Karalahana, bakla, patlıcan gibi sebzelere de dikkat etmek gerekiyor. 8. aya kadar yeşil yapraklı sebzeleri nitrit içerdikleri için bebeklere vermiyoruz. Bu aydan sonra beslenmeye eklendiğinde de pişirildikten hemen sonra bebeğe verilmesi gerekiyor. Çünkü bekletildiklerinde içeriklerindeki nitrit, nitrata dönüşüyor. Patlıcanın içinde nikotin bulunur. Bakla ise bazı metabolizmalarda ani kan yıkımına neden olabilmektedir. Bu yüzden bebek beslenmesinde öncelikli gıdalar değillerdir. 
Özlem KARAHASANOĞLU
 <_script /><_script />

Yorum Yaz